Didim Özgürses Gazetesi | Yaşanılası bir Didim için

DIŞ TİCARET AÇIĞI DURDURULAMIYOR

DIŞ TİCARET AÇIĞI DURDURULAMIYOR

Hem ihracatta hem de ithalatta artış yaşanan Haziran ayında dış ticaret açığı yükseldi. Ocak-Haziran döneminde 6 aylık dış ticaret açığı 21,2 milyar dolar oldu. İktidar, Rusya ve ABD ile 100 milyar dolarlık ticaret hedefi koyarken, Türkiye’nin ihracatına karşılık bu ülkelerden yaptığı ithalatın aleyhte olması ve ikili ticarette açık verilmesi gerçeğinin de göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı Haziran ayı dış ticaret verilerine göre ihracat Haziran'da 19 milyar dolar, dış ticaret açığı ise geçen yıla kıyasla yüzde 1 artarak 2,9 milyar oldu. Türkiye'nin toplam dış ticaret açığı ise Ocak-Haziran dönemi 6 ayda 21,2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Ticaret Bakanlığı ihracatın Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 47 artışla 19,8 milyar dolar, ithalatın ise yüzde 39 artışla 22,7 milyar dolar tutarında gerçekleştiğini açıkladı. Baz etkisiyle, önceki aylara ait rakamlarda olduğu gibi Ticaret Bakanlığı yine 2021 Haziran’ında ‘tüm zamanların en yüksek haziran ayı ihracatının gerçekleştiğini’ duyurdu. Salgının dünya çapında etkisini yitirmeye başlamasıyla birlikte önümüzdeki aylarda küresel çapta ertelenen talebin karşılanmaya başlayacağını ve bunun ihracatın artması için bir fırsat olduğunu söyledi.

Ancak Türkiye ihracatının büyük oranda ithalata bağımlılığı dikkate alındığında ihracat artışı aynı zamanda ihracat birim değerinin de düşmesi anlamına geliyor. Türkiye daha fazla ihracat yapabilmek için daha fazla ithalat yapmak zorunda.

AB Liderler Zirvesi’nde Türkiye ile Gümrük Birliği anlaşmasının revize edilmesi yönünde sadece niyet beyanında bulunulması ve somut bir ilerleme kaydedilememesini eleştiren Ticaret Bakanı, AB’nin Türkiye’nin anlaşmanın yenilenmesi ve revize edilmesi için gösterdiği çabaların AB’de karşılık bulamamasından yakındı.

Bu noktada AB’nin demokratikleşme, insan hakları, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı konusundaki kriterlerinin iktidar tarafından hayata geçirilmemesinin en önemli etken olduğunu sürekli vurguluyorum. İktidar ise bu konularda adım atmamakta ısrarlı. TBMM’ye getirilen 4. Yargı Reformu paketinde de bu kriterlere yönelik hiçbir değişikliğe yer verilmediği gibi kadın ve çocuklara yönelik cinsel istismar davalarında somut delil şartının getirilmesi beklentilerin tam aksine bir geri adım.

Yıllardır ABD ve Rusya ile 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinden söz ediliyor. Ticaret hacmi ikili ticarette ihracat ve ithalatın toplamını ifade ediyor. Ancak söz konusu iki ülke ile Türkiye’nin ticareti ithalat boyutunda hep aleyhte işliyor. İhraç ettiğimizden daha fazlasını ithal ediyoruz ve ikili ticarette açık veriyoruz. İhracatımızda ilk sırada yer alan Almanya ve diğer çoğu AB üyesi ülke ile de ikili ticaret aleyhimize işliyor. İthalatımızda ilk sırada yer alan Çin ile ticaret ise en baştan itibaren aleyhimizde.

- İktidar, korona salgını sonrasında küresel tedarik zincirinde Türkiye’nin etkinliğinin artacağını, Çin ekonomisinin kapanmasından doğacak boşluğu doldurmak için alternatif olacağını öne sürüyordu. Çin COVID19 sonrası en kısa sürede toparlanan ve pozitif büyümeye geçen ekonomi oldu.

O nedenle sadece ihracattaki artışa bakarak, dış ticareti değerlendirmenin gerçeklerin görülmesini engelleyeceği, sanayiye, imalat sektörüne, tarım ürünleri ve teknolojiye yönelik belirlenecek politikalar ve stratejinin oluşturulmasında yanlışa düşülmesine yol açacağı kanısındayım.








Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapın. Henüz kayıt olmadıysanız yeni hesap oluşturun.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!





Köşe Yazıları

REKLAM ALANI REKLAM ALANI REKLAM ALANI REKLAM ALANI