Didim Özgürses Gazetesi | Yaşanılası bir Didim için

SANDIK GELMEDEN

SANDIK GELMEDEN

    20’den fazla seçimi işin mutfağında yaşamış biri olarak nerede ne yapılması, neyin doğru şekilde yapılması gerektiğini iyi kötü bildiğimi zannediyorum. Buradan hareketle;

1- Seçmen listeleri askıya çıktığı an seçimin başladığı, askıdan indiği an ise seçimin bittiği andır bence. Eksikleri ve fazlaları, yanlışları o anda görmek ve bilmek zorundasınız siyasi partiler olarak. İsimleri ve adresleri tek tek kontrol edecek bir sistem geliştirmek ve bunları tüm örgüt birimlerine yaymak zorundasınız. Seçimin en zor ve en hayati noktası burasıdır. Bu konuda önerilerim var, fakat konuyu çok detaya boğmak istemiyorum. Tek bir nokta çok önemli , YSK’dan gelen listeleri adres ve sokak bazlı olarak parti genel merkezleri listeleyip örgütlere gönderecek ve denetlenmesini sağlayacak o kadar. 

2- Seçim günü yapılacaklar. Oy kullanan kişinin aynı kişi olduğunun tespiti, mühürsüz zarf ve pusula olmamasına dikkat edilmesi, oy sayımı, tutanak tutulması ( burada çok önemli bir husus , bir itirazınız var ise bunu yazılı olarak bu tutanak bağlanmadan yapmanız ve şerh olarak düşmenizdir, sonradan yapacağınız itirazlar ve partinizin sonradan yapacağı itirazlar işe yaramaz) ve sandıkların teslim edilmesi seçim günü yapmamız gerekenlerdir. 

   Bunlar kağıt üstünde basit gibi görünen şeylerdir. Bunları yapabilmenin tek koşulu ülkenin her biriminde örgütlü bir yapınızın olmasıdır. Muhalefet partilerinin hiçbiri böyle bir örgütlenmeye sahip değil maalesef ki. Özellikle Doğu ve Güneydoğu’da HDP dışında bir muhalefet örgütlenmesi yok gibi. Karadeniz ve İç Anadolu’nun bazı bölgelerinde çok sıkıntılı bir yapı var. Sandık görevlisi belirlemek yetmiyor, korkmadan, çekinmeden ben şu parti adına buradayım, onun haklarını savunmak için buradayım diyen insanlar gerekiyor. Kağıt üstünde vardır ama korkutulup sindiriliyorsa, sesini çıkartamıyorsa varlığının bir manası kalmıyor. Bu yüzden seçim ve sandık güvenliği konusunda muhalefetin güç birliği içerisinde olması şarttır. Bu bir ittifak anlamına da gelmez ayrıca. Önümüzdeki seçimde muhalefet AKP ve MHP ile yarışmayacak, devletle yarışacak maalesef ki. 

   Muhalefetin seçime ortaklaştığı tek bir adayla mı , yoksa her partinin kendi adayıyla mı gideceği de çok önemli bir husus. Tek adayla gidilirse sandık güvenliği konusunda maksimum bir çaba gösterilir, çünkü milletvekili seçimi de aynı anda yapılacağı için her parti üzerine düşeni yapmaya çalışacaktır. Seçim ikinci tura kalırsa ( daha önce deneyimlemediğimiz bir durum) adayı seçime giren parti dışındakilerin gerekli çalışma ve faydayı sağlayıp sağlamayacakları kocaman bir soru işareti olarak önümüzde durmaktadır. Seçimde adayı ve partisi olmayan bir insanın motivasyonu ve faydası minimum olacaktır. 

   Yukarıda belirtmeye çalıştığım sebeplerle ortaklaşılan yeni parlementer sistem ve adaletin , hukukun ve demokrasinin esas alındığı bir program ile tek bir doğru adayın üzerinde anlaşılarak seçime gidilmesi elzem görünmektedir. Diğer türlüsü büyük bir bilinmezlik olarak önümüzde durmaktadır. 

     Saygılarımla…

                            Gökmen Karataş

 








Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapın. Henüz kayıt olmadıysanız yeni hesap oluşturun.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!