BİR ETKİNLİĞİN ARDINDAN (2) (Didim 1. Edebiyat ve Sanat Günleri)

Okunan şiirler Medusa’nın büyülü yüzünde yankılandılar.
Ne keyifle izledik; Salih Aydemir’i, Gülsüm Cengiz’i, Gökhan Cengizhan’ı, Güngör Gençay’ı, Ayten Mutlu’yu, Ahmet Telli’yi, Haydar Ünal’ı.
Yüreklerine sağlık.
Ahmet Telli’nin büyülü sesi beni yetmişli yıllara götürdü.
Gülsüm Cengiz’i, Güngör Gençay’ı , Ayten Mutlu’yu bugüne dek tanımadığım için , okumamış olduğum için eksiklendim çok.
Ve Güven Pamukçu…
İlk kez gördüğüm ama sanki yıllar öncesinden tanıdık bir yüz, sevecen, alçak gönüllü.
Çevreye yaydığı imrenilecek enerjisiyle, bende; daha çok Tibetli çocuklara gelecek düşleri dağıtan Dalai Lama müritlerindenmiş duygusu uyandıran Güven Pamukçu.
“Ben de artık Didim’de yaşıyorum, ürettiklerimi bundan böyle sizinle paylaşma düşüncesindeyim” diyerek tanışmak için elimi uzattığımda, dilim ayağıma dolaştı, sesim çatallaştı.
Hiç birisini söyleyemedim düşündüklerimin.
Ama o anladı, anlatmak istediklerimi.
Bu ne elektrik kardeşim diye düşünmekten kendimi alamdım.
İşte böylesine etkiledi beni.
İkincisinin daha görkemli olacağına umduğum etkinliği daha da zenginleştireceğine inandığım şu iki önerimi belirtmek istiyorum.
*Etkinlik çalışmalarının küçük bir kitapçıkla taçlandırılarak kalıcılığının kılınması ve diğer belediyelere örnek kaynak olması,
* Çocuklar geleceğin umut çiçekleridir. Onlar unutulmamalı ve gelecek yıl çocuk edebiyatı yazarlarının da çalışmalara katılımı sağlanmalıdır diye düşünüyorum.
Not: Bir yıl sonra Belediye Kültür Danışmanı olarak etkinlik sırasında, çalışmalarına bizzat katkı sunduğum G. Pamukçu hakkındaki düşüncelerimde yanıldığımı anlamıştım. A.G.




Yorumlar