Didim Özgürses Gazetesi | Yaşanılası bir Didim için

Didim’de neler oluyor?..Amaç turizm mi yoksa …?

Didim’de neler oluyor?..Amaç turizm mi yoksa …?

Didim ilçemizde; Parlamenterler sitesinden, Manastır koyuna kadar uzanan sahil boyunca, kale gibi beton yığınlarını dizmek turizme hizmet etmek değil olsa olsa Didim turizmine ve Didim halkına kötülük etmek olur… Özelleştirme İdaresi Başkanlığı zaten Didim merkezde, Çağdaş kent dokusu için çok önemli olan hazine arazilerini Didim’in geleceğini ve halkını düşünmeden satarak betonlaştırıverdi… Şimdi de; sahil boylarını kale gibi beton yığınlarıyla kuşatarak Didim’i, Didim halkını ve Didim turizmini soluksuz bırakmak istiyor…

Dünya değişiyor… Turist anlayışları değişime uğradıkça turizm yatırımları da değişime uğruyor, uğramak zorunda kalıyor…

Turist ve turizm anlayışlarının değiştiği günümüzde Didim’in kıyılarını “Özelleştirme İdaresi Başkanlığı” aracılığıyla betona boğmak neyin aklı… Düşünülenin ne turizm ne de Didim halkı olduğunu anlamamak için kör olmak gerekir. Tek amaç günü kurtarmak için paradır…

İnsanoğlu değişiyor ve bu değişim de süreklidir.  Gezmeye- seyahat etmeye, turist olarak bulunmaya yönelik istekler, arzular, beğeniler de değişiyor… Günümüzde kendini yenileyemeyen turizm şirketlerinin geleceği yoktur diyebiliriz… Turistlerin ne istediğini, isteklerinin hangi yöne evrildiğini bilmek ve kestirmek gerekiyor… Bunu yap(a)mazsanız modaya uyarak yaptığınız büyük beton yığınları atıl kalmak zorunda kalır… Turist kendinde olanı değil de; olmayanı görmeyi arzular.  Pierre Bernardo’nun; “Seyahat etmek evrim geçirmektir.” Dediği gibi…

Bir zamanların yaygın uygulaması olarak “herşey dahil” seçeneğine artık turistler ilgi göstermiyorlar, kendilerini hapsedilmiş gibi algılıyorlar… Gittikleri tatil beldelerinden obez olarak dönmek istemiyorlar… Turistler gittikleri yerleri her yönüyle öğrenmek, bu öğrendiklerinden çıkarımlar yapmak istiyorlar. Emile Zola’nın; “Hiçbir şey zekâyı seyahat etmek kadar geliştirmez.” Dediği gibi… Günümüzün turisti macerayı, heyecanı, farklıyı seviyor. Helen Keller gibi “Hayat ya cesur bir maceradır ya da hiçbir şey!” diyor… Turist, bir yere gitmiş olmak için gitmiyor. Gittiği yeri keşfetmek, duygu ve düşüncelerine bir şeyler katmak için gidiyor.  Goethe yıllar önce bunu görmüş ve “Gezgin bir yere varmak için değil, keşfetmek için seyahat eder.” Demiş.

Dünyamız salgın bir hastalıkla boğuşuyor… Kriz dönemlerinde veya insanların psikolojik sıkıntılarıyla boğuştuğu günlerde seyahate çıkma isteklerinin arttığı ve bunun da tedavi edici olduğu bilimsel verilere de yansımıştır… Kriz dönemlerinden sonra turizmde bir canlanmanın olması da bundandır. Aynen; B. Williams’ın“Her şey kötüye gittiğinde kendine bir tatil ısmarla.” Dediği gibi…

Gezmek, psikolojimize, felsefi düşüncelerimize, barışa, dostluğa da önemli katkılarda bulunur. Gustave Flaubert’in “Gezmek insanı alçakgönüllü yapar. Dünyada aslında ne kadar da küçük bir yer kapladığımızı görmüş oluruz.” Sözü gibi…

     Günümüzde her ülke, farklı bir şekilde Turizmle içli dışlıdır. Bu yönde önemli politikalar geliştirirler. Turizmin ekonomik katkılarını çok önemserler ve turist çekmek için felsefi bir anlayışın içinde olurlar…

Öncelikle turizmlerinin geçmişini, yapılan hataları, diğer ülkelerin hatalarını da mukayeseli olarak masaya yatırırlar ve bundan önemli dersler çıkarırlar.  Özellikle günümüz insanının çok önemsediği ve karşı duruş sergilediği çevre sorunlarına karşı da çözümler üretmeye giderler. Çevre sorunu yaratacak yatırımlardan uzak dururlar… Ülkelerinin doğal, kültürel ve tarihsel dokusunu koruyucu çalışmanın içinde olurlar…

Turistlerin ne istediği bilir, bu yönde bilimsel çalışmalar yaparlar… Turizm sektöründe çalışan elemanlarının çağdaş anlamda eğitilmesinde programlar geliştirirler.

Gezmenin, seyahat etmenin elbette bir ekonomik faturası vardır. Öncelikle insanın gezmeyi, seyahat etmeyi istemesi gerekiyor. Bosnalıların dediği gibi “Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiğidir.”  

Bizde eşikten atlayalım artık…

***

Didim Sivil Gelişim Platformu Üyeleri; Didim Manastır Koyunda; konu ile bir basın açıklaması yaptılar. Açıklamayı Platform adına Didim Derneği 2. Başkanı Filiz Çelik Hekimoğlu yaptı. Basına yansıyan bu açıklamaya aşağıdaki platform üyeleri katıldılar:

Didim Derneği

Turizm Derneği

Didim Eğitim ve Çevre Derneği

Didim Kültür Mirasını Koruma Derneği

Didim Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği-DİHAD

Ve Didim Çevre Platformu-DİÇEP

Su Sporları Derneği

     Platform üyeleri, yerel ve ulusal basına yandığı gibi; Manastır koyu ve çevresindeki kalevari betonlaşmayı öngören yapılaşmaya karşı tepkilerini dile getirdiler ve konuyu yargıya taşıyacaklarını da belirttiler.

***

Didim’e kıymayın efendiler!...

 








Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapın. Henüz kayıt olmadıysanız yeni hesap oluşturun.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!