Didim Özgürses Gazetesi | Yaşanılası bir Didim için

DİDİM KUŞATMA ALTINDA…

DİDİM KUŞATMA ALTINDA…

Dünün köyü Didim, 1967 yılında Belediyelik oluyor…

1980 sonrası gelişen turizm hareketleriyle birlikte, Didim’e ilgi artıyor…

1991 yılında Didim iki beldesi ve beş köyüyle birlikte ilçe oluyor…

2000’li yıllarla birlikte yabancıya mülk satışıyla Didim’in her tarafı inşaat alanına dönüşüyor…

Çevresindeki Kuşadası ve Bodrum’a göre genç bir ilçe olan Didim, çevresindeki turizm kentlerinin çarpık yapılaşmalarından ve Dünya Turizmin de önemli bir yeri olan İspanya ve Portekiz’in yaşadığı betonlaşma sıkıntılarından kurtulma çabalarından ders al(a)mamış olarak hızlı ve çarpık bir betonlaşmanın içine girmiştir… Bu betonlaşmaya, özel sektör kadar,  Devlet Kurumları da özellikle sahil bandında katkı sağlamışlar…

Bu süreç içinde; Ülkemizin her köşesinden ve Dünya’nın 50’den fazla ülkesinden göç alan Didim’in nüfusu hızla artmaya başlamıştır… Zamanla Didim’den on bininin üzerinde konut olan İngilizler yaşadıkları sıkıntılar ve hızlı betonlaşmalar nedeniyle konutlarını satarak önemli oranda Didim ilçemizden ayrılmışlardır…

Bu arada Didim rantçıların çatkapısı olmuş. Bu rantçı girişime; Didim’in çağdaş kent dokusunun geleceği açısından çok önemli konuma sahip hazine-kamu- arazileri de Didimlilere, yerel yönetimlere sorulmadan Ankara’da masa başında özelleştirme dairesi aracılığıyla satılarak betonlaşmanın hızı daha çok artırılmış. Böylece Didim’in geleceğine büyük darbeler indirilmiştir.  

Ve şimdi gelelim, Didim’e dolayısıyla Didim’de yaşayan halka indirilen büyük darbeye… Didim’de üç-beş yıl sonra artık kimse elini kolunu sallayarak başta Manastır koyu olmak üzere diğer koylara gidip denize giremeyecekler…

5 Nisan 2021 tarih ve 3771 karar sayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla resmi gazetede yayımlanan Didim’in Manastır bölgesini içine alan alanın belirtilen plan dâhilinde yapılaşması için Özelleştirme Dairesi yetkilendiriliyor…

Bu konunun teknik yönüne hâkim ilçemiz Şehir Planlamacı bir Mühendis arkadaşımız; “ Bir Bakanlık düşünün Bütünleşik kıyı Planı yaptırıyor ve kıyıdaki 5 katlı turistik tesisleri görüp; diyor ki; “Didim İlçesinde kıyı ile geri planı bütünleştiren daha insan ölçeğinde tesis yapılması uygundur” derken; diğer kurum ise bu plandaki ifadeleri “takmıyor”. İdareler arası iletişim bozukluğu bu olsa gerek. Herkes kafasına göre  yatırım kararı aldığında kentler çarpık kentleşmez mi? Şimdi söz Didim Halkında…Didim Halkı kıyılarında ne istiyor..?

Didimli Bir Mimar arkadaşımız da bu karar “Manastır Koyuna elveda” demektir diyor…

Kısacası köyden daha çok onlarca koya sahip olan ilçemizde artık halkımızın o koylara gitmesi ve denize girmesi oldukça zorlaşacak… Köy Hizmetleri koyu ve benzeri çok sayıda koy önümüzdeki yıllarda aynı kaderi paylaşacak…

Bu, Didim halkının kendi yaşadığı, sahiplendiği yurdunda rantlar uğruna dışlanması anlamına geliyor…

Elbette oteller yapılacak, yapılmalıdır da; bunu yaparken o bölge halkını da düşünmek; düşünüldüğünü hissettirmek, halka yaşam alanları da bırakmak gerekiyor…

Bu durum karşısında Didim Sivil Toplum örgütleri, halkı bilgilendirmek için bir çalışmanın ve hareketlenmenin içindeler.

Didim, partiler üstü bir anlayışla hepimizin… Partiler ve iktidarlar gelip geçicidir. Didim halkı ise kalıcıdır. O yüzden Didim’in denizden kuşatılmasına hep birlikte dur demeliyiz…

ERDOĞAN ŞAHİN








Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapın. Henüz kayıt olmadıysanız yeni hesap oluşturun.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!