Didim Özgürses Gazetesi | Yaşanılası bir Didim için

DİYANET NE İSTİYOR?

DİYANET NE İSTİYOR?

Demokratik toplumlarda halk, yasama yetkisini seçtiği temsilciler aracılığıyla kullanıyor, yürütme erki de yasamanın koyduğu kuralları uyguluyor. Yasama ile yürütmenin denetlenebilmesi için de onlardan bağımsız bir yargı erki var. Bu yapıyı geliştirip kurumlaştırabilmiş toplumların demokrasi olduğunu düşünebiliriz.

Bizim anayasamız, egemenliği ulusa veriyor, yol gösterici olarak da bilimi öngörüyor. Buna göre, kamusal alana girerken Tanrı ile aranızdaki konu olan inançlarınızı dışarıda bırakacaksınız. Bu, Laik devlettir.

Başta yaşama hakkı, çalışma hakkı, eğitim hakkı, sağlık hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlükleriniz güvence altında ise, çocuğunuzun tedavisi için kampanya açmak zorunda kalmıyorsanız, bu Sosyal devlettir.

Barış içinde bir arada yaşamanın gerektirdiği kurallara uyuyornız ve bağımsız yargının, hukuk dışı arayışlara izin vermeyeceğinden eminseniz; bu da Hukuk devletidir.  

***

Anayasamızı hazırlayanlar, binlerce yıllık deneyimden yararlanarak doğasıyla, toplumuyla barış içinde bir arada yaşamanın kurallarını koymuşlar.

Kuşku yok ki kuralları beğenen de olur, beğenmeyen de olur. Benimseyen de olur, bu kurallara karşı savaş açan da olur. Anayasamızı yapanlar bunu da düşünmüş, kuralların nasıl değiştireceğini kurala bağlamışlar.

Ali Erbaş diyor ki:

“İnanç, sokakta olmasın insanın içinde olsun, evine, ticaretine, siyasetine, adaletine yargısına yansımasın. (diye) ortalığı ayağa kaldırıyorlar.” 

Ali Erbaş kim; Diyanet İşleri Başkanı. Şeyhülislam değil, bir kamu görevlisi! Bu kamu görevlisi, çalıştığı kurumun kendisine yüklediği görevi hakkıyla yerine getirmek istese, “çalmayın” diyecek, “yetim hakkı yemeyin” diyecek, “beytülmale el uzatmayın”,çocukları istismar etmeyin”, “kadınlara eziyet etmeyin” diyecek…

Bunları söyleyeceğine kendi inancını kamusal alana taşıyor. Oysa kamusal alanda ortak değeri T.C. vatandaşlığı olan her inançtan insan var, inançsızı da var. Söylediği sözün nereye gittiğini düşünmeli ki “İslam’da ruhban var mı?”, diye sorulduğunda verilecek yanıtı olsun.

Laikliği beğenmiyorsan yapacağın iş bellidir. Ya senin gibi düşünenleri örgütleyip, “papaz her zaman pilav yemez” özdeyişini de aklından çıkarmadan çoğunluk sağlayacak Anayasayı değiştireceksin. Ya da rahmetli Demirel’in önerdiği gibi S.Arabistan mı olur, Afganistan mı olur, meşrebine uyan bir ülkeye gideceksin.

T.C.Anayasası orta yerde dururken benim evime, ticaretime, siyasetime… düzen vermeye kalkışmak kimsenin hakkı değildir, haddi de değildir.

Demokrasi güçlerinin aymazlığı sürüp gidecek değil.

Yaşama hakkımızı ve kazanımlarımızı sonuna kadar savunacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın.

KAYA ÇETİN








Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapın. Henüz kayıt olmadıysanız yeni hesap oluşturun.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!